|
el gafur -semia |
|
12-02-2009, 02:08 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
el gafur -semia
el gafur-semia
|
|||
|
12-02-2009, 03:24 PM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
RE: el gafur -semia
Hayırlı olsun kardeşim
![]() "Edep,her türlü davanın üzerindedir.Ve insan ancak dili kadar edeplidir.."
|
|||
|
13-02-2009, 12:24 PM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
|
RE: el gafur -semia
RABBim muvaffak eylesin inşaALLAH.
Mavi kanatlı uçurtması tellerde kalan çocuklarımın yanına gidiyorum.
Hakkınızı helal edin |
|||
|
07-04-2009, 06:41 PM
(Bu Mesaj 07-04-2009 06:43 PM değiştirilmiştir. Değiştiren : HARPUT.)
Mesaj: #4
|
|||
|
|||
|
RE: el gafur -semia
“Affediciliği tam olan.”
“Kulların kusurlarını melaike ve ruhanîlere karşı örten.” “Muhakkak ki, Allah bütün günahları bağışlar. O Ğafur ve Rahîm’dir.” (Zümer sûresi, 53) Bir âyet-i kerîmede, mealen şöyle buyrulmuştur: “De ki: Ey nefislerinde israfa giren (haddi aşarak günah işlemekle nefislerine zulmeden) kullarım. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyiniz. Muhakkak ki, Allah bütün günahları bağışlar. O Ğafur ve Rahîm’dir.” (Zümer sûresi, 53) Âyette geçen ‘nefis’ kelimesi, ‘zât’ mânâsına gelir ve insana emanet olarak verilen bütün organları, duyguları, hissiyatı, akıl ve kalbi içine alır. Nur Külliyatında şöyle bir cümle geçer: “En kıymetdar âletleri, en kıymetsiz şeylerde sarfedip nefsine zulmettin.” (Sözler) Aklını yanlış fikirlerle meşgul eden, kalbine bâtıl sevgileri yerleştiren, gözüyle harama bakan, diliyle yalan söyleyen, kısacası kendisine emanet verilen bütün o kıymetli aletleri ve duyguları, yanlış yolda kullanan insanlar ‘nefislerinde israfa girmiş’ kullardırlar. Bu âyet-i kerîme ile, insanların böyle bir israftan sakınmaları gereğine işaret edilmiş ve şeytana uyarak böyle bir hataya düşmeleri halinde de ümitsizliğe kapılmayarak, Allah’ın mağfiretine sığınmaları ders verilmiştir. Her ikisi de ‘affedicilik’ mânâsını ifade eden Ğaffar ismiyle Ğafur ismi arasındaki ince farkı, İmam Gazâlî Hazretleri şöyle açıklar: “Ğaffar, tekrar tekrar affeden demektir. Ğafur ise, affediciliği tam olup, afv ve mağfiretin en ileri derecesinde bulunan mânâsına gelir.” Bu iki isimden kulun alacağı nasip, iki maddede özetlenebilir: İnsan nefis ve şeytana uyarak bir günah işlediğinde, derhal tövbe etmeli ve ümitsizliğe düşmemek için Allah’ın Ğafur olduğunu hatırlamalıdır. Kulun bu isimden alacağı diğer nasip ise, mü’minlerin hatalarını örtmesi, başkalarına anlatmaması ve onları bağışlamasıdır. İnsan, kendi cüz’î izzetine karşı işlenen küçük hataları affedebilmelidir ki, sonsuz izzet ve azamet sahibi olan Allah’a karşı işlediği isyanların affını dilemeye yüzü olabilsin. Allah, kullarını sadece bir kere değil defalarca bağışlar. Öyle ki, O'nun bağışlaması sayılamaz. Kullarını dünya ve ahirette rezil etmeyen onların günahlarını gizleyen, örten ve günahlarından dolayı cezalandırmayan. Allah, iyiyi-güzeli açığa çıkaran, kötüyü, çirkini örtendir. Allah dünyada üzerlerini örtmek, ahirette de cezasını vermemek suretiyle bunu örter. Allah insanı üç türlü örtü ile örtmüştür. İlk örtü; insanın ayıp ve çirkin görünen yerlerini gizleyen elbiseleridir. İkincisi; insanın fikir, düşünce ve hayallerini kalbinde gizlemesidir. Üçüncüsü ise; Allah kulunun günahlarını örtmüş, gizlemiş; günahlarını sevaba çevirmiş, sanki hiç günah işlememiş gibi ahirette yalnızca sevaplarını yazan kitaplarını vermiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor : (5) Kul, günahını itiraf eder ve tevbe ederse, Allah tevbesini kabul eder. Açıktan günah işleyenler dışında ümmetimin tamamı affedilir. Kim bir müslümanın hata ve günahlarını örterse, Allah da dünyada ve ahirette o kimsenin hata ve günahlarını örter. Tenbih : (6) O'ndan başka kulların günahlarını bağışlayan kimse yoktur. İçtenlikle tevbe eden, sanki hiç günah işlememiş gibidir. Kullar için zorunlu olan, bağışlaması pek geniş olan Allah'tan günahlarının bağışlamasını talep etmek ve hiç bir zaman ondan ümit kesmemektir. Her müslüman, bir günah işlediğinde onu insanlardan gizlemeli ve asla açığa vurmamalıdır. Günahlarını yalnızca Allah'a itiraf etmeli ve ondan bağışlanma dilemelidir. Bu ismi bilen her müslüman, kendi günahlarını örrtüp gizlediği gibi, başkalarının da günahlarını örtüp gizlemeli ve açığa vurmamalıdır. Yüce Allah'ın şu ayetini akıldan çıkarmamalıdır. "Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? " (7) Bu ismi celilin 1286 defa tilavetine devam edenin günahlarını Cenab-ı Hak afv ve mağfiret buyurur. Kendisine karşı gazab ve düşmanlık zarar ve tesir etmez. Gazab anında kendini gören sukunet bulur. Hiddetinden eser kalmaz. (8) Sevgi ve Muhabetlerimle |
|||
|
07-04-2009, 06:58 PM
Mesaj: #5
|
|||
|
|||
|
RE: el gafur -semia
Hayaırlı olsun kardeşim....
paylaşımlarından faydalanmaya başladım inşaALLAH... O'na emaneten... ''Aşk, denizi bir çömlek gibi kaynatır; aşk,dağı kum gibi ezer,eritirr....''
|
|||
|
07-04-2009, 07:11 PM
Mesaj: #6
|
|||
|
|||
|
RE: el gafur -semia
Hayırlı olsun kardeşim.Esma nöbetine hoşgeldin...
'' Yüreğim ıslaktır benim,
Kuytularda ağlamaktan. Ve hafif uçuktur rengi, Kurusun diye kaç kez güneşe asılmaktan.'' |
|||
|
19-04-2009, 09:52 PM
Mesaj: #7
|
|||
|
|||
|
RE: el gafur -semia
YA GAFUR İSMİNE GÖRE DUALAR
Allahım göster semanın sakinlerine ve mahşerdekilere, Habibine ve Ümmeti Habibullaha verdiğin değeri... Affeyle bizleri meccanen. Affeyle Habibin ve Ümmeti Habibullahın hürmetine bütün ümmetleri... Ey Gafur olan Allahım! Ey Sen bütün günahları affeden ve affettiğini tam affeden Allahım. Bizleri iki cihanda affettiğin ve koruman altına aldığın kullarından eyle. Bizler nefsimize uyup, günahlara meyleden aciz kullarız. Sen bizleri Şanlı Habibin hürmetine iki cihanda günahlardan koru ve aziz eyle. “Muhakkak ki, Allah bütün günahları bağışlar. O Ğafur ve Rahîm’dir.” (Zümer sûresi, 53) Muhakkak ki Sen bütün günahları affeden, en büyük bağışlayıcı ve merhametlilerin en merhametlisisin. İmamı Gazâlî Hazretleri der ki; “Ğaffar, tekrar tekrar affeden demektir. Ğafur ise, affediciliği tam olup, afv ve mağfiretin en ileri derecesinde bulunan mânâsına gelir.” Ey Gafur Allahım Affı sınırsız ve affettiğini tam affedersin. Bizleri öyle bir affet ve ruhumuzu pak eyle ki, bir daha günahlara tenezzül etmiyelim. Ey Gafur olan Allahım! Bizleri affı seven, etrafındaki insanları affeden ve hatalarını örten insan eyle. Bizler sınırlı imkanlarımızla etrafımızdaki insanların hata ve kusurlarını örtelim, affedelim ki, Sen de sınırsız aafınla bizleri şereflendir... Bizlere nasuh tövbesi etmeyi nasip eyle ve tövbemizi kabul eyle. Ey Gafur olan Allahım!Affeyle bizim günaklarımızı, hidayet eyle bizleri yoluna. Yoluna aşık, vurgun yaşat. Yoluna öyle bir gönül verelim ki, Sen bütün gönüllere taht kuruncaya kadar şevkle, coşkuyla Seni anlatalım. Ey Gafur olan Allahım! Bizim günahlarımız Senin Gafur İsmi Celilin karşısında aciz kalır. Gafur ismini güneş gibi doğdur ve ışık böcekleri gibi görünmez olsun günahlarımız. Af, af, af... Af Allahım, Af.. Habibin ve Ümmeti Muhammed Aşkına af... İsmi Azamın ve Kur'an ı Azimüşşan hürmetine af... Cennette Cemalin aşkına af... Allahım göster semanın sakinlerine ve mahşerdekilere, Habibine ve Ümmeti Habibullaha verdiğin değeri... Affeyle bizleri meccanen. Affeyle Habibin ve Ümmeti Habibullahın hürmetine bütün ümmetleri... Muhakkak ki Senin ve Habibinin şanı pek yücedir. Muhakkak ki Sen Gafursun ve affın pek yücedir... Affeyle bizleri... Amiiin. Sevgi ve Muhabetlerimle |
|||
|
09-09-2009, 08:02 PM
Mesaj: #8
|
|||
|
|||
|
RE: el gafur -semia
Rabbim gönlüme düşürdü ki;
Ğafûr RABBimizin esması olmasaydı... Kimden af isterdik ki... Kim günahımızın üzerini tamamen örterdi ki... ki affetmenin 3 kısmından en tepesi olan ğafr; "yapılanı yapılmamış kabul edip,yaptığımızı bize bile hissettirmemek" anlamına geliyorsa ve Rabbimiz kendisine bunu esma seçiyorsa durup tekrar tekrar düşünmemiz gerekmez mi Rabbimizin bize olan merhametini?... ğafrolunmak duası ile... "RABBim Sen olmasan Kimin aklına gelirim ben.." 'ibrahim tenekeci' Benim tüm istek ve arzum, bütün ibadetlerim, hayatım ve ölümüm
âlemlerin Rabbi olan Allah'a armağan olsun!(En'âm-162) |
|||
|
10-09-2009, 11:55 PM
Mesaj: #9
|
|||
|
|||
|
RE: el gafur -semia
Geldim,
İlk gelişim değil ki, Yaşarsam biliyorum, Son gelişimde olmayacak... Nasıl geldim ise önceleri, Yine geldim.. Gelmem gerektiği için geldim.. Sen gelenleri red etmediğin için geldim.. Utanmadan,Sıkılmadan Arlanmadan... Geldim... Başka kapım yokki gidecek... Gelişler sana olduğu için, Gidişlerin sana olması gerektiği için... Yollların çıkışı,Varışı Sen olduğun için.. İşlediğim, Bin kabahata, Bin günaha rağmen... Af talebi için geldim, Bağışlaman için... Merhametine geldim, Rahmetine... İçime düşen bir pişmanlık sebebi ile... Bir kez daha, Bir kere daha Geldim... Ümitsizler kapısı değilki kapın, Bu umut ile geldim... Tövbeleri kabul eden olduğun için geldim... Geldim, Bugün yine sana geldim... Kabul eyle ya Rabb... Öyle çaresizim ki Rabbim, çarelere ermiyor aklım… Bir yüzüm solgunken, isyankar öbür yanım… Öğütleri masal gibi dinliyorum… Nasihatler ninni misali geliyor, başımı sallıyorum.. sanki anlamış gibi… Beni takipte ızdırap.. Peşimden gelir kabuslar… Kimsem yokmuş şu dünyada senden başka! .. Merhametine uzatıyorum ellerimi… Senin rahmetinle yıkamak istiyorum kirli tövbelerimi.. Dizginle çılgınlıklarımı…affet günahlarımı.. Ey affetmeyi seven Rabbim, sil göz yaşlarımı.. Sen teselli et beni, serinlik sun şu bağrıma… Vardır bunda da bir hayır.. Hayırlı kederlerimi sen sevdir bana! .. Tıpkı geceye saçılan yıldızlar gibi, ömrüme ışık olsun, sıkıntı anlarımda ettiğim dualar.. Hüzünlerde olgunlaştır beni.. Sen yolum ol! Sen sonum ol! Sen tut elimden, sana giden yollarda nurum ol! Sen derman ol şu volkanlarıma… Sensiz bir yürek ne kadar boş! .. Dağlar kadar günahlarıma, bir avuç tövbe kırıntısı getirdim… Kabul eyle Ya Rabbel alemin… Amin… |
|||
|
|

Ara
İletişim
Üye Listesi
Takvim














