31-05-2008, 11:09 PM
DUA ZİKİR KAPISIDIR
Sorma, Rabbimin kapısı? nerede diye; sende "O" kapı; gönlünde!.
Senden sana açılan bir kapının ardında!.
Bu kapı, DUA ve ZİKİR kapısıdır!. Gönlünden Rabbine açılan kapıdır!.
Rabbine yöneliş ve HÂCET kapısıdır!.
Gökte ve ötende sandığın TANRInı terket; sonsuz - sınırsız ALLAHa yönel; Onun, her noktada ve zerrede mevcût olduğunu farket; ve Onu GÖNLÜNDE bulmaya çalış!.
Sonra iste Ondan, ne istersen!. Eşini, işini, aşını; ister mevlânı, ister şifânı!.
Bil ki, seni, her isteğine ve her arzuna kavuşturacak tek şey DUA ve ZİKİRdir.
Bil ki dostum; her zerrede tüm özellikleriyle mevcûd olan ve kendinden gayrının varlığı asla sözkonusu olmayan ALLAH, SENDEN SANA İCÂBET EDECEKTİR!.
DUANIZ,
HAKİKATİ İTİBARİYLE,
ALLAHA AİT OLAN BİR İSTEKTİR
İnsan, hakikatı itibariyle Allah`ın bir esmâ terkibidir.. Yâni, Allah`ın güzel isimlerinin işaret ettiği mânâlardan oluşan bir formüldür!
Bir diğer ifade şekliyle; Allah insanı kendi güzel isimlerinin mânâlarıyla varetmek sûretiyle onu yeryüzünde kendisine halife kılmıştır!
Bu isimlerin mânâları çeşitli dönüşümlerden sonra, takdir edilen şekliyle insanın beyninde açığa çıkmıştır!
Allah istemedikçe sizde o istek oluşmaz hükmünce, duanız, hakikatı itibariyle Allah`a ait olan bir istektir!
Ama bir de Allah`ın "Sünnetullah" denilen bir Sistem ve Düzeni vardır! İşte bu Allah`ın güzel isimlerinin mânâlarından doğan istek, bazen de sizden "dua" şeklinde açığa çıkar.
"Dua" özünüzdeki Allah esmâsından gelir; beyninizden, o amaca yönlendirilmiş dalga olarak açığa çıkar ve hedefe ulaşır! Yâni, ötendeki bir tanrıdan talep değil, özündeki Allah`tan çıkan istektir!
Bir diğer yönden "dua", umduklarına ulaşmanın en güçlü silâhıdır; özündeki Allah`a ait kuvvet ve kudretin sendeki değerlendirilişidir!
Takdirinde varsa, "dua" edersin ve onunla olacağa yön verirsin! Oysa "Hakikat"ta yönlendiren kendisidir; sen değil..
(alıntıdır)
Sorma, Rabbimin kapısı? nerede diye; sende "O" kapı; gönlünde!.
Senden sana açılan bir kapının ardında!.
Bu kapı, DUA ve ZİKİR kapısıdır!. Gönlünden Rabbine açılan kapıdır!.
Rabbine yöneliş ve HÂCET kapısıdır!.
Gökte ve ötende sandığın TANRInı terket; sonsuz - sınırsız ALLAHa yönel; Onun, her noktada ve zerrede mevcût olduğunu farket; ve Onu GÖNLÜNDE bulmaya çalış!.
Sonra iste Ondan, ne istersen!. Eşini, işini, aşını; ister mevlânı, ister şifânı!.
Bil ki, seni, her isteğine ve her arzuna kavuşturacak tek şey DUA ve ZİKİRdir.
Bil ki dostum; her zerrede tüm özellikleriyle mevcûd olan ve kendinden gayrının varlığı asla sözkonusu olmayan ALLAH, SENDEN SANA İCÂBET EDECEKTİR!.
DUANIZ,
HAKİKATİ İTİBARİYLE,
ALLAHA AİT OLAN BİR İSTEKTİR
İnsan, hakikatı itibariyle Allah`ın bir esmâ terkibidir.. Yâni, Allah`ın güzel isimlerinin işaret ettiği mânâlardan oluşan bir formüldür!
Bir diğer ifade şekliyle; Allah insanı kendi güzel isimlerinin mânâlarıyla varetmek sûretiyle onu yeryüzünde kendisine halife kılmıştır!
Bu isimlerin mânâları çeşitli dönüşümlerden sonra, takdir edilen şekliyle insanın beyninde açığa çıkmıştır!
Allah istemedikçe sizde o istek oluşmaz hükmünce, duanız, hakikatı itibariyle Allah`a ait olan bir istektir!
Ama bir de Allah`ın "Sünnetullah" denilen bir Sistem ve Düzeni vardır! İşte bu Allah`ın güzel isimlerinin mânâlarından doğan istek, bazen de sizden "dua" şeklinde açığa çıkar.
"Dua" özünüzdeki Allah esmâsından gelir; beyninizden, o amaca yönlendirilmiş dalga olarak açığa çıkar ve hedefe ulaşır! Yâni, ötendeki bir tanrıdan talep değil, özündeki Allah`tan çıkan istektir!
Bir diğer yönden "dua", umduklarına ulaşmanın en güçlü silâhıdır; özündeki Allah`a ait kuvvet ve kudretin sendeki değerlendirilişidir!
Takdirinde varsa, "dua" edersin ve onunla olacağa yön verirsin! Oysa "Hakikat"ta yönlendiren kendisidir; sen değil..
(alıntıdır)