Posta kutuma gönderdiğin yalnızlığımı aldım.
Nazik düşüncene teşekkür. Uygun zaman ve
şartlarda balkona sandalye atıp ağlamayı düşünüyorum.
Önce kendimi yazıyorum sonra katlıyor ve zarflıyorum.
Bekle! Pullanıp sana geliyorum.
Ey ülkesi dua kokan günlerin melikesi,dua diye ellerimi kaldırsam ,unutur dilim heybemdeki fakirliğimi,,ne yapsamda sana dua edecek niyazda bulunacak,halimi, lisanı münasiple anlatacak kelimelerden yoksunum,bu yüzden,icaza yeltenen sözlerin bilmediği bir akışla akıyorum sana doğru..en yalın haliyle sana anlatmaya çalışsam da anlatamayacağım bir şekilde sana doğru akıyorum durmadan..bu öyle hoş bir akış ki;"yakarışım" akışın ritmi yüzünden mest olup dağılıyor..
ten çölümün ,her zerresi aşk bulutundan merhamet dileniyor..kavlimi dara çeken bir sükut bırakmışsın..kavilleşilen sözlerin tamamını inkar edercesine bir sessizlik içindesin..
konuşAmayacak (konuşmayacak) kendimi anlatAmayacak (anlatmayacak) kadar perişan,bu kırk ay kırk alev,bu benim posta kodum;AŞK
Posta Kodu AŞK, iki şiir arasında yazılmış
kırk aşk mektubundan oluşan bir kitap.
Daha çok şairliğiyle tanınan Mehmet Şamil,
şiir dünyasının arka çıkmazında,
aşkın mektuplara nakşedilmiş sırrını ve yürekte
alevlenecek duyguları paylaşıyor.
Posta kutusuna gelen yalnızlıkla başlayan mektuplar,
bütün mektupların yazıldığı kalemin kendisinden
cevap gelmeyen sevgiliye gönderilmesiyle noktalanıyor.
Mektup türünün farklı imkânlarını ön plana çıkarmaya
çalışan şair, sizi aşkın tanıklığına davet ediyor.
Aykırı/ğı
14-04-2008, 01:52 PM
Ucuna Yanılası Bir Mektup Olmak İçin
Hiç mektup yazdınız mı bugünlerde? Yo, yo, bir kaç dakikada tuşa getirilmiş SMSleri kasdetmiyorum. Elektronik postaların ekrana düşen yalnızlığında da mektup tadı yok. MSNlerin, Palktalkların ayak üstü buluşmaları da mektup olmaktan hayli uzakta. Şöyle mürekkebin aşkla şevkle damladığı, kalemin dost için anlamları kıvrım kıvrım ya(ka)ladığı, parmak uçlarının her dokunuşta biraz daha hasrete bandığı, kâğıt kokulu, zarf zarafetli, ucu yakılası sahici mektuplarını kastediyorum. Öyle hemencek cevap alınmayan, öyle hemen okunmaya ayarlı olmayan; postacının elinde yol alırken, posta kutusunda beklerken gönderenin gönderilene suskun anlayışlar bahşettiği o mektuplar nerede?
İzmirin yabancı ve uzak bulvarlarını bir dost sıcaklığı ile bana tanıtan, yüzünde şiirin kekremsi hüznünü okuduğum sevgili Mehmet Şamil, mektup küskünlerine, zarf yoksullarına, bekleyiş yetimlerine yeni, yepyeni bir yol açıyor: Posta Kodu AŞK.
Kırk mektup var kitapta ve iki şiir. Kılı kırk yaran, kırk ay kırk alev& Her satırında bir kalbin düştüğü, her hecesinde hasretlerin nefeslendiği, demlenmiş suskunluklar, beklemeyi göze almış şiir tadında mektuplar var.
Öteden beri şairlerin nesir yazmasını okuyucuya şefkat olarak görürüm. Onlar şiire yükledikleri cevher anlamlarını bir nesrin açıklığına emanet edebilecek cesaretin sahibidirler. Şiirle biriktirdikleri susku barajının kapağını açabilecek cömertliğe sahiptirler.
Şair cömertliğini ve cesaretini ikinci tekil şâhısa, sene, muhatap olmanın kolay görünen ama yaralayıcı akışında gerçekleştiriyor. Kalbime örtüyorum sakladığın sözleri. Meçhul ancak yakın, nazlı ancak sırdaş kalan o senin ayakları dibinde, kalbinin gizli atışlarını yağmalıyor, gönlünün sırça köşklerini hoyrat rüzgârlara açıyor.
Ne uzun zaman geçti içimizin denizlerinden sana diye inciler devşirme dalgıçlığına soyunamayalı? Ne oldu da bize sen dediğimizin umursamaz gözleri önünde sırlarımızın kıyısından çakıl taşları toplamaktan korkar olduk? İncilerimiz mi yaralandı? Yalnızlığa razı olacak, senin gözlerinde kendi sûretimize bakacak yalınlığı mı kaybettik?
Yüreğimin sana ayrılmış yerinde bir selam var, onu al. Kurtar beni. İçimde durdukça, durup durup seniNLE öldürüLÜyorum.
Sanıyorum, içimizin rüzgârlarını dindirdik. Gayba aşinâ bakışımızı eşyanın yüzünde dondurduk. Taş kesildi yüreğimiz; taştan da taş; öyle ki üzerimizden, bağrımızdan suların akışına ket vurduk. Lâl çığlıklarımızı yuttuk. Sonsuzluğa sözlü olduğumuzu unuttuk. Sevdalarımızı anlık, günlük, aylık, mevsimlik avuntuların avuçlarında uyuttuk.
Mehmet Şamilin açtığı o yara hâlâ kanıyor.. İyi ki kanıyor; canlı olduğumuza alıştırıyor bizi. İyi ki kanıyor; acıyan yanlarımızla tanıştırıyor bizi...
Her şeyi yazmak ve paylaşmak mı dediniz? Kim ısınır uzaktan bu ateşin harında. Üşüten nedir ve yanan kim? Yazmaya cesaretimiz yok belki.. Peki ya, okumaya? Hiç olmazsa, okuyabilir miyiz tesellisiz bıraktığımız, elsiz dilsiz eylediğimiz sızılarımızı?
Kalplerimizin ezelden gönderilmiş mektuplar olduğunu bu sancılı beden zarfları içinde, Mehmet Şamilin hatırına olsun, bir daha hatırlayabilir miyiz? Mektup türünün farklı imkanlarını ön plana çıkaran şairin, aşkın tanıklığına olan davetine katılabilir miyiz?
Sahaf kokulu sayfalara bir mektup daha ekliyorum sana ulaşması umudunu şerh ederek. Gece üç nokta boyu derinleşiyor zarfın üzerinde. Kıvranıyor kumsaati akmamak için zamandan hızlı. Tekfin ve teçhizi tamamlıyorum. Kalbimi çıkarıp yapıştırıyorum bir kez daha. Katlıyor ve gömüyorum yine yola çıkmaya tutkulu düşlerimi.
Rabbim sadrımı şerh eyle... Zarfını aç bu ebede yazılı kalbimin. İşlerimi kolay eyle. Çöz düğümü dilimden. Beni ok(un)ur eyle. Ta ki anla(şılı)r olayım.
Senai Demirci
Aykırı/ğı
15-04-2008, 10:43 PM
Kitap çok hoş arkadaşlar okunmalı ,şiddetle okutulmalı arkadaşlara .
Lakin kitabı arkadaşlarınıza vermeyin kendileri edinsinler yeni bir tane ,zira geri getirmiyorlar
mahzen
15-04-2008, 11:05 PM
kitabı bulmak epey zor oldu ama sonunda... : )
şimdilerde okumaya kıyamıyorum. : )
Aykırı/ğı
15-04-2008, 11:07 PM
Ben internetten siparişle alabildim,yoksa hiçbir yerde bulamadım ..
Zaten Ankarada birçok kitabı,başka yerlerde tedavülde kalkarken bulabiliyorsunuz..
mahzen
15-04-2008, 11:10 PM
yok ben mehmet şamil ağabeyimin tarifi üzerine fatihte İnklap kitabevinde bulabildim.
Aykırı/ğı
15-04-2008, 11:21 PM
Ne güzel ,tam yerinde tavsiye..
Hayırlı okumalar
Ama kitabı vermeyin bence kimseye
Senai ağabeyimin bir sürü kitabı gitmiştir o yüzden ellerimden :(
mahzen
15-04-2008, 11:25 PM
vermemin yolları yok.
ama bir kaçtane daha almak lazım o kitaptan.
güzel hediye olur bence..
Aykırı/ğı
16-04-2008, 04:41 PM
Kesinlikle hediye için muhteşem bir seçim olur.
Lakin kitab bulunmuyor
mahzen
16-04-2008, 06:36 PM
haklısın ben bile kitap çıktıktan kaç zaman sonra ulaşabildim.